Zincirleri Kırma Vakti

zincirTaraftar Hakları Derneği olarak kurulduğumuz ilk günden beri haykırdığımız bir söz var. ”Taraftarlar Birleşin! Çünkü zincirlerinizden başka kaybedeceğiniz bir şey yok..”

Fenerbahçeliler Derneği Başkanı İlyas Bulcay’ ın yaşadıklarına tanık oldukça bu sözümüzün üstüne bir söz söyleme ihtiyacı daha hissediyoruz. ”Taraftar Avukatları Birleşin! Çünkü bu zincir artık ellerimizde değil boynumuzda.”

İlyas Bulcay 58 yaşında bir avukat. Bir taraftar ama her şeyden önce bir insan. Kısaca hatırlatalım; Fenerbahçe-Konyaspor maçı öncesi dünyada başka örneği olmayan bir uygulamayla Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’ nun altına karakol-mahkeme-cezaevi tarzında bir oluşum kuruluyor. Saha içindeki sayısız kameranın arkasında pusuya yatan misyonerler bu oluşumu beslemek için taraftar avına çıkıyor. Maç sonunda cadı avı başlıyor ve 7 taraftar göz altına alınıyor. Polislere taraftarların neden gözaltına alındığını soran İlyas Bulcay’ a madem bu kadar meraklısın sen de gel cevabı veriliyor. İlyas Başkan gözaltına alınıyor ve daha sonra serbest bırakılıyor. Olayların devamında 27 Şubat günü Savcılığa davet ediliyor İlyas Bulcay.

Bir hukuk adamı olarak davete icabet ediyor.

Gelin daha sonrasını kendisinden dinleyelim:

Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Avukat İlyas Bulcay’ın açıklamasıdır: ”Küfür etmeden de ceza veriyorlar. Bugün çağrılı olarak gittiğim Savcı 20.dk’dan sonra koridorda TV’de seyrettiğim maçta benden polis tutanağı olduğunu, aksini görüntü kaydı getirerek benim ispatlamamı istedi. Yani yapmadığım bir şeyi ben ispatlayacağım. Türkiye’nin geldiği Hukuk düzeni bu. 2 polis ayarla istediğin suçu yarat. Tribünde küfürü engellemek için özel çaba sarfeden,taraftarımızı engelleyen, gönüllü olarak güvenlik gücü gibi çalışan bir kişiyi neden hedef alırlar? Siz biliyor musunuz ? Biliyorsunuz! Çünkü onlar korkuyorlar. Yalanlarıyla iftiralarıyla sindirmek istiyorlar. 58 yaşındaki bir hukukçu olarak söylüyorum. Ne bizim ülkemizde ne de dünyanın bir yerinde hiçbir zaman suçsuzluğunu ispat külfetinin, üstüne suç atılan kişiye yüklendiğini hiç görmedim, duymadım.İstemediğin her taraftarı bu yöntemle stadlara sokmayabilirsin. Hakkımda tutanak tutan “polislerin” peşini asla bırakmayacağım. Bu komplonun arkasındaki güce karşıda ömrümün sonuna kadar mücadele edeceğim.” Evrensel hukuk kurallarına göre, bir kişinin masum olduğunun kanıtlanmasına gerek yoktur; Kişinin suçluluğunun kanıtlanamamış olması yeterlidir. Buna hukukta ‘masumiyet karinesi’ adı verilir. 178 kamera ile izlenen bir stadyumda taraftarların masum olduklarını kanıtlamaları için savcıya delil göstermeleri gerekiyorsa; taraftarları en az 1 yıl hak mahrumiyeti ile cezalandıran 6222 sayılı kanunun davalılarına ilişkin iddialarda, bu kamera kayıtları mahkemelerde hiç izlenmiyorsa; bir taraftarı cezalandırmak için 1 kağıt 1 kalem ve 2 polis yetiyorsa; bu kadar kameraya, bu kadar avukata, bu kadar savcıya bu kadar tiyatroya ne gerek var…

İlyas Bulcay, 6222 sayılı kanunun zulmettiği binlerce taraftardan bir tanesi yalnızca; bir sembol isim bizim nazarımızda. Tuttuğu takımın maçı başladığında karakolda imza atması zorunlu olan, hatta ikinci yarı başladığında da imzaya çağrılan, hatta bazı şehirlerdeki uygulamalarda 90 dakikayı karakolda geçiren taraftarların bizlere ulaşan öykülerini paylaşmaya kalksak ne sayfalar ne yürekler dayanır.

Hatırlatmakta fayda var; stadyumlar ne cezaevi, ne mahkeme, ne karakol ne de tiyatro değildir. Aşık olanın maşukla buluşma noktasıdır en naif ifadeyle.

Bir hafta sonu eğlencesidir futbol ve tezahuratlarıyla, pankartlarıyla, özgürce aşkını inandığı değerleri haykırmak ister taraftarlar.

Bu da onların en doğal hakkıdır.

Oturarak değil ayakta, son düdüğe kadar omuz omuza.

Yılmak yok!

Mücadeleye devam…

Dünyanın tüm taraftarları birleşene ve zincirlerini kırana kadar…