Bildiri

Taraftar Hakları Derneği, tüm dünyada büyük bir keyifle izlenen futbolun en değerli unsurunun taraftarlar olduğuna inanır. Taraftar davranışları, içinde bulundukları coğrafyanın sosyo-kültürel özelliklerinden bağımsız bir şekilde değerlendirilemez. Taraftarlar, ülke kültürünün bir parçası hatta aynasıdır. Bu ayna evrensel resimleri yansıttığı gibi, bölgesel farklılıkları da içinde barındırır. Bu anlamda farklı takımlara gönül veren taraftarların renkleri korkulacak, önlem alınacak değerler değil aksine çok kültürlü olmanın onur duyulacak bir zenginliğidir. Renklerin kardeşliğinden korkmak ve bunun için önlemler almak; yağmur yağarken açan güneşte beliren gökkuşağından keyif almamaya benzer.
Modernleşme,endüstriyelleşme, şehir ve yaşam kültürlerinin geçirdiği hızlı kentsel dönüşümler ve bu durumların yarattığı sosyal değişimler, futbolu mahalle aralarında bile oynanan dünyanın en basit bir oyunu olma özelliğinden çıkarmış; bu durumun yarattığı sosyo-ekonomik yansımalar futbolun güzelliğinden ve birleştirici unsurlarından kopmamıza sebep olmuştur. Futbolun endüstriyelleşmesi, futbol kulüplerinin bir şirket gibi yönetilmesine, devamında da bu futbol kulüplerinin taraftarlarının ticari bir değer olarak görülmesine yol açmıştır. Bu durumun yarattığı siyasi, ekonomik ölçüler futbol kulüpleri ve dolayısıyla da taraftarlar arasındaki ilişkileri koparmış sonuç olarakta sistem kendi yarattığı canavara kanunlar ve kolluk kuvvetleri vasıtasıyla önlem alma ihtiyacını hissetmiştir. Bu süreçte; bazı futbol kulüpleri, sosyal gruplar ve topluluklar futbol dünyasından uzaklaşıp yalnızlaşırken, bazıları da yapay başarılarla ödüllendirilmiş; ancak, ırkçılık, şiddet, adaletsizlik ciddi problemler olarak var olmaya devam etmiştir. Futbol taraftarlarının adil oyuna, seyir güzelliğine inancı zedelenmiş; bir şirket mantığıyla yönetilen futbol kulüpleri ve taraftarları, kazanmazsan bir hiçsin mantığıyla zehirlenmiştir. Şike, teşvik primi, siyasetin futbol içinde baş aktör olması gibi unsurlar da varolan yapının hastalıklı çocukları olarak dünyamıza girince bu oyunun en masum ama en önemli unsuru olan taraftarlar, bırakın rakip takımları kendi takımlarına bile şüpheyle bakan bir konumda bulmuşlardır kendilerini.
Taraftarların kısaca belirttiğimiz bu unsurlar çerçevesinde tanındığı, endişe ve isteklerinin dikkate alındığı, kulüp yönetimlerinde, ülkenin futbol politikalarında söz verildiği, diyalog kurularak karar alma mekanizmasının bir parçası yapıldığı ülkelerde ortaya çıkan problem sayısının gözle görülür şekilde azaldığı ise açıkça görülmektedir. Bu durum futbolu ve kulüpleri daha çekici hale getirirken; maça gitme oranlarını arttırmış, futbol alanlarındaki atmosferi iyileştirmiş, toplumun oyuna etkin biçimde katılımını sağlamıştır. Taraftarlara futbol organizasyonunun her bileşeninde hak ettiği değeri veren ülkelerde futbolun marka değerinin yükseldiği görülmüştür.
Taraftar Hakları Derneği’ nin ana kuruluş amacına göre; çözüm, baskılar ve yasaklarla değil; taraftarların insiyatif alanlarının genişletileceği demokratik uygulamalarla mümkündür.