İzmir Kulüpleri Taraftar Temsilcileri Basın Açıklaması

11 Mart 2014 | By | Add a Comment

spor taraftar (1)

İzmir Kulüpleri Taraftar Temsilcilerinin (Karşıyaka, Altay, Göztepe, Buca, İzmirspor) ve Taraftar Hakları Derneği Temsilcilerinin Katıldığı; Başta Deplasman Yasakları olmak üzere bir çok konuyu içeren basın açıklamasının yapıldığı ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğu toplantı bugün 11 Mart 2014 Salı günü Tepekule Kongre ve Sergi merkezinde yapıldı.

Deplasman yasakları ile ilgili basın açıklama metni aşağıdadır;

Ülkemizin 1949 yılında kabul ederek imzaladığı İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. maddesi şöyle der:

“Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.”

Ayrıca 12.Eylül.2010 tarihinde yapılan referandumla değiştirilen Anayasamızın Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlığı altındaki 23. maddesi de bu hakkı şöyle tanımlamaktadır:

“Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.”

Yani Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan bizlerin seyahat etme hakkı evrensel bir bildirge ve anayasal olarak güvence altındadır.

Söz konusu anayasamızın ilgili maddesinin devamı da şöyledir:

“Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.”

Yani “seyahat özgürlüğü” sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabilir. Bunun dışında sınırlandırılamaz.

Bu durumda biz taraftarların takımlarımızı tribünden desteklemek amacıyla deplasman maçlarına gitmemizi bir hakim kararı olmadan “İl Güvenlik Kurulu Kararı” ile engellemek, hem en insani hakkımızı, hem de anayasal hakkımızı gasp etmekle eşdeğer oluyor.

Biz izmir kulüp taraftarları (Karşıyaka, Göztepe, Buca, Altay ve İzmirspor) gün geçtikçe daha da çürümekte olan bu sistemin yaptırımlarına her zaman karşı çıktık ve sonuna kadar da bu tavrımızı sürdüreceğiz.

Bir taraftarın dışarıda oynayacağı maçlara sudan sebeplerle gidişini engellemek insan haklarına aykırıdır.
Birçok tribün emekçisini hayata bağlayan, aşığı oldugu armanın, renklerin peşinden gitmek bir taraftarın en çok keyif aldığı ve onu tatmin eden organizasyondur. O emekçinin bu hakkınının alınması demokratik toplumlarda kabul edilemez.

İl güvenlik kurulu, federasyon, gençlik il spor müdürlüğü ilgili hangi kurum ve kuruluş varsa deplasman yasaklamak işin kolayına kaçmaktır.

Deplasman yasaklamak, sporun ruhuna aykırıdır ve kabul edilemez.
Bu sezon deplasmanı yasaklanan izmir kulüplerinin dışarıda puan alamadıklarını biliyoruz. Başarı taraftar ile geliyor.

Bu oluşumun en temel yapı taşı olan tribün emekçilerine uygulanan bu zulümden bir an önce vaz geçilmeli.
Taraftarın elini kolunu bağlayan, her hareketine sınırlama getiren ve başından itibaren hatalı yapılandırılan 6222 sayılı kanun tekrar düzenlenmeli. Ve bu düzenleme taraftar temsilcilerinin de bulunduğu, bu işin mutfağını oluşturan onlarında görüş bildirebileceği bir organizasyon ile şekillendirilsin.

Seyircisiz olduğu söylenen maçlara bayanların ve çocukların alınması, onlara “hiç” mantığı ile bakılmasına da karşıyız. Taraftarın erkeği, kadını olmaz. Tribünde emek harcayan herkes taraftardır.

Deplasman yasağı bir taraftarı sistemden daha da ayrıştırır ve uzaklaştırır.

Futbolu sadece para getiren bir “endüstri” olarak görenlerin, deplasmanları da “güvenlik” sorunu olarak görmesi kaçınılmazdır.

Tribünleri bizlere, bu işin gerçek sahiplerine bırakın.

Deplasman yasağı, yaşam tarzına müdehaledir ve bir an önce bu yanlıştan dönülmelidir.

Burada tekrar yineliyoruz; kolayına kaçma, deplasmanıma dokunma!

Paylaş

Tags:

Category: Genel

Leave a Reply